Ali adında bir çocuk vardı,
her akşam uykuya dalardı, farklı rüyalar görürdü ve maceralar yaşardı.
Yine akşam oldu ve rüya görebilmek için erkenden koşarak yatağına yattı, gözlerini kapadı ve uykuya daldı.
Gözlerini açtığında, kendini bu sefer büyülü bir yer olan kocaman “Ayın üstünde” bulmuştu.
Yattığı yerden yukarı doğru baktığında ,renkli bir gökyüzü,
ona sürekli göz kırpan ,dans eden yıldızlar, ve hiç görmediği kadar büyük gezegenler gördü…
Ali çok heyecanlanmıştı, ayağı kalkıp etrafına bakmaya başlamıştı ki uzaktan bir gölgenin ona doğru geldiğini gördü.
Korkmuştu ama merakta ediyordu, gölge ona yaklaştıkça büyüyor, gitgide daha çok büyüyordu. Yaklaştıkça belirmeye başlamıştı.
Oda ne kocaman bir dev , Ali korkudan elleriyle gözlerini kapadı.
Dev , Ali ye iyice yaklaştığında aşağı doğru ona bi süre baktı,
Ali yavaşça gözlerinden ellerini indirdiğinde Dev’in uzun çok uzun mavi sakallarını , kocaman gözlerini, tombul kırmızı yanaklarını gördü.
Aliye gür bir sesle “Sende kimsin? Burada ne arıyorsun ?” dedi.
Ali korkulu gözlerle kafasını yukarı kaldırıp titreyen bir sesle
ona “Ben dünyadan geliyorum” . dedi.
Mavi Sakal ;
Dünyadan mı ? ne işin var burada,
Ben Ayın sahibiyim, “sen benim yerimde ne arıyorsun?”
Ali ; “Şey , ben her gece rüya görürüm, her seferindede farklı yerlere giderim, şimdi de buraya geldim”. Dedi.
O da Mavi Sakal’a sen burada
“Ne yapıyorsun” diye sordu.
Mavi Sakal ;
“Suratını somurtarak sabah olduğunda buradan gitmeni istiyorum, benim yapmam gereken çok işim var, seninle ilgilenemem dedi”.
Mavi Sakal ;
Büyük adımlarla onun yanından uzaklaşırken
Ali bir süre arkasından baktıktan sonra, onu takip etmeye karar verdi.
Mavi Sakal arada arkasını dönüp” beni sakın takip etme ! çok işim var dedim sana ,az vaktim kaldı.” Diyordu.
Ali oradaki büyük beyaz taşın arkasına saklandı, ama yinede onu takip etmek istiyordu, Koştu ve iyice Dev’e yaklaştığında kısık bir sesle ona merakla sordu ;
“sen burada ne yapıyorsun?”
Mavi Sakal ses çıkarmadı. Arkasına hiç bakmadan yoluna devam ediyordu. Ali sürekli birşeyler soruyordu ama
Mavi Sakal hiç oralı olmuyor ve hızlı hızlı ilerliyordu.
O sırada Ali ona ulaşabilmek için koşarken birden ayağı beyaz taşlara takıldı yuvarlanarak ayın kenarına düştü. Bir eliyle aydan aşağı doğru asılırken bir yandanda etrafında hayranlıkla bakıyor ,ne çok yıldız vardı burada, sanki elini uzatsa birine dokunabilirdi ,bir yandanda kendine bu bir rüya korkma diyordu tam düşmek üzereydi ki dev kocaman eliyle Aliyi oradan kurtardı.
Mavi Sakal;
“sana söylemiştim beni takip etme diye”
Ondan kurtulamayacağını anlayınca
Onu omzuna oturttu ve konuşmaya başladılar.Ali ona tekrar kısık bir sesle ;
“ayın sahibi mavi sakal”sen burada ne yapıyorsun?” diye sordu…
Dev homurdandı…
istemeyerek, anlatmaya başladı,
Ben her gece, sabaha kadar ayın her yerindeki, ışıkları toplar onları diğer kardeşimin yaşadığı, güneşe veririm ki sabah’a gün doğsun.
Sonra kardeşim o ışıkları, her gece bana verirki ay görünsün.
Bazen kardeşim zamanında yetiştiremez ışıkları o yüzden bazı zamanlar ay yarım kalır. Siz ona yarım ay dersiniz.
Kardeşim biraz tembeldir. Ama ben herzaman çalışkanımdır.
Bu gece, senin yüzünden çok gec kaldım.
Sabaha çok az kaldı ve ışıkları daha toplayamadım der.
Ali çok üzülür ,
“bende sana yardım edebilirim”
Bir tarafı ben bir tarafı sen toplarsın ozaman yetişir .
Mavi Sakal bunu kabul etmez.
“ Hayır, sen çok ufaksın toplayamazsın”. der.
Ali ;
“ama ben çok hızlıyımdır, çok çabuk toplarım bana izin ver
bir deneyelim” .
Mavi Sakal düşünür her zaman zamanında yetiştirdiği ışıkları bu sefer yetişmeyeceği için üzülür ve ümitsiz bir şekilde peki der.
Ali çok sevinir hemen işe koyulur,
Mavi Sakal;
“Çok az vaktimiz kaldı”.
“birazdan gün doğacak çabuk olmalıyız” der.
Ali koşarak oradan uzaklaşır. Hemen işe koyulur.
Hızlı hızlı ışıkları toplamaya başlar, hepsini kısa sürede bitirir.
ve Mavi Sakal söylediği yerde onu beklemeye başlar.
Artık zaman da kalmamıştır.
Uzaktan koşarak gelen Aliyi görünce hem şaşırır hem sevinir.
Yaklaşan Alinin elinde bir sürü ışık vardır,
Birbirlerine bakarlar ve Mavi Sakal “hadi” der.
Beraber topladıkları tüm ışıkları artık
gökyüzüne bırakmanın zamanı gelmişti.
Kucak dolusu ışıkları aydan gökyüzüne doğru bırakırlar
her taraf ışıl ışıl parlar ,
Mavi sakal ve Ali kahkahalar içinde ışıkları savurmaya devam ederler.
Mavi Sakal Aliye çok teşekkür eder.
“Sen olmasaydın başaramazdım” sana pek iyi davranmadığım için özür dilerim der. Ali , devin sakalına sarılır.
“Sende olmasaydın ay olmazdı. der.
Mavi Sakalın artık gitme vakti gelmiştir.
Küçük bir ışık Ali ye verir ve ona geceleri bu ışığı camdan dışarı doğru uzattığında ben herzaman seni göreceğim der.
Sonra Mavi Sakal sessizce karanlıkta kaybolur.
Artık sabah olmuştur Ali uyanır ve rüyasında gördüklerini düşünür elini cebine soktuğunda avucunda ışığı görür gülümser ve gökyüzüne doğru bakar, bundan sonraki rüyasını ve macerasını merak eder.
Gamze Bahar Bilgin
2011

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder